DEPREM STRATEJİ ÖNERİSİ
6 ŞUBAT KAHRAMANMARAŞ DEPREMİ İstanbul depreminde oturup beklemek dışında ne yapılabilir bunu düşündürdü bana. bu deprem gösterdi ki enkaz binalar kurtarma ve yardım çabalarının önüne çok büyük engel. kapanan yollar kesilen gaz elektrik su her şeyin telef olduğu ortama düşmekten ziyade en iyisi koruyucu hekimlik mantığıyla yıkımın önüne geçmek en iyi çözüm olacaktır.
en başta herkes deprem diyor fakat kimse tsunami demiyor ki asıl depremden bile daha yıkıcı olabileceğini göz ardı edildiğini düşündürüyor bana. kendimce en önemli çözüm yollarını önermek paylaşmak istiyorum.
deprem karşısında vatandaş bina ev iş yeri v.s gibi yerler için yapılabilecekler adına
1- deprem stoklarının yenilenmesini herkes söylüyor ama çok hızlı ve yakın bir zamanda bu mümkün görünmüyor. burada en hızlı çözüm binanın durumunun incelenerek güçlendirme çalışması yapılması olacaktır.
bunun için deprem izalatörü dışına mesela özel amortisörler diyebileceğimiz piston gibi modern çeşitli çözümler mevcut. bunlarla ilgili devletin teşvik ve destekler vermesi kayıp ve hasarları minimize edecek çok etkili ve hızlı bir çözüm olacaktır.
2a- insanların en büyük problemi 100 metrekare evim 75 metrekareye düşüyor demesi ve 7 katlı binası 12 kata gibi yükseltilmesini istememesi realitesinin aşılması gerekiyor. bunda da devlet elini taşın altına koyması gerekiyor. burada anlaşmalı inşaat firmalarıyla devletin emriyle yapılabilir kanaatindeyim.
şöyle ki Küçükyalı'da yenilecek bina yerine tuzlada başka arsa müteahhite devletin tahsis etmesi. Küçükyalı'da yaptığı 5 katlı binanın ikizini aynı metrekarede Tuzlada yaparsa müteahhit %100 yaptığının karşılığını almış olur. hemde kat sayısı artırılmış olmaz yatay mimari korunmuş olur. burada devletin elini taşın altına koyması gereken çok önemli bir nokta ise zemin ve temel etüdünü devlet eliyle yapılmalı sonrasında denetleme firmaları bunlara uygun projelendirildiğini takip etmeli.
burada asıl konu vatandaşa söz hakkı tanınmaması. yasayla bu konunun aşılabilmesi çok önemli. bu inşaat yapımı ise kademeli çalışma çok önemli olurdu. 1985 ve öncesi en berbat yapılar olduğundan bina yenileme bu yıllara ait binalardan başlamalı ve her 3 senede bir 5 yıllık binalara geçilmeli.
yani 2023 de 1985 ve öncesi yıkılıp yapılacak tamamlanacak 2026 da 1990 yılına kadar olan binalar 2029 da 1995 e kadar olanlar 2032 de 2000 yılına kadar olanlar yapılıp tamamlanacak ve bu periyotlar da tüm binalar 2007 ye kadar yapılmalı. neden 2007? çünkü o tarihte mevzuat yenildi ve kısmen kaliteli malzemeler kullanıldı. ama o yılda bu noktada yetmez. isteyen tüm vatandaşlar bu destekle 2018 mevzuatıyla yapılanlara kadar hepsinin faydalanması sağlanmalı. asıl konu müteahhitlere cazip gelmesi adına berdel olarak verilen arsalarda yapılacak yeni mahallelere her türlü şehir planlama bilgileri ışında yapılması metro, metrobüs ve benzeri tüm ulaştırma sisteminin sağlanması olacaktır.
-yapım her aşaması çalışan tabiri caizse amelesine kadar barkod benzeri kayıt altına alınmalı ve hesap sorulabilirliği bulunmalı.
2b- toplu konutlar yapılırken insanları en çok zorlayan konuların başında da kiraya çıkmak oluyor. bu konuda da devlet maraşta deprem bölgelerinde kurduğu gibi konteyner mahalleler kurabilir. bunlara gaz elektrik kanalizasyon v.s alt yapı bağlayarak evi yapılana kadar ücretsiz konaklama imkanı sunabilir. çoğu vatandaşın depremden sonra yerine depremden önce oturmayı tercih edeceğine eminim.
bu 2 madde önleyici hekimlikle kastettiğim yıkımı önlemek adına düşündüklerim. aşağıdakiler ise her şeye rağmen yıkım gelecek bunlara ne yapılabilir noktasındadır.
3- tüm kamu binaları kesinlikle izalatör yada amortisörlü olmalı. çünkü hastaneler çalışabilmeli okul, spor salonları yurtlar gerekirse depremzede ağırlayabilmelidir.
4-a) arama kurtarma tüm dünya birleşse yeterli gelmeyecek. bunun için okullara deprem korunma dersleri olmalı.
b) en önemlisi ise beden ve antrenörlük dersleri alan spor öğrencileri ile er olan askerlere hatta kısa dönem askerlere (15 günün tamamıyla) kurtarma eğitimi almaları hızlıca çözüm üretmek adına faydalı olabilir. çünkü tüm dünya birşleşse o kadar çok kurtarma ekibi bulunamaz.
5-artık bu telefon ve iletişim sorunu gsm operatörüyle mutlaka çözülmelidir.
6-depremi toplum kültür ve fikirlerine yerleştirmek lazım. bunun için yıkım olan yerlerde 1-2 noktayı sit ilan edilip yıkık olarak bırakıp öğrenci gezileri düzenlenmeli ki çocuk dimağından itibaren deprem için nasıl hayatta kalınırdan bina işinde çalışanlarda nasıl sorumlulukla davranmaları gerektiğini zihinlerine çivi gibi çakmalı.
7- milli savunmadaki bazı araçlar ( duvar arkası röntgenler usulu gösteren benzeri ) bir çok araç savunma bakanlığından temin edilecek prosedürler hazırlanmalı. bu araç gereçler çoğaltılmalı. bunların kullanımı askerde eğitim alan erlere öğretilmeli
8-tüm sosyal medyada paylaşım yasaklanmalı. korku, endişe ve paniğin en büyük düşman olduğu izah edilmeli
9-devlet eliyle geliştirilen afet uygulamaları çocuk yaşlardan öğretilmeli yardım isteme konum bildirme gibi fonksiyonları bulunmalı. tüm yardım kuruluşları afadın sitesine bildirim yaparak koordine olacak bir sistem geliştirilmeli. yardımların ulaşması neler olduğu nelere ihtiyaç olduğu afadın çatısı altında yürütülmeli.
bunlar belli prodesürler altında hayata geçmesi bana göre vatanımız için çok elzem konular.
sizinde aklınıza gelen düşünceler olursa yorumlara yazın. ya maddeyi geliştirelim ya ekleme yapalım yada yanlış ise iptal edelim.
en son noktada şunu söylemek istiyorum. bende tsunami hakkında hiç bir şey önermedim. çünkü neyle uğraşılacak tam fikir sahibi değilim.
Allah bu milleti korusun.
Yorumlar
Yorum Gönder